MS Life.org Multiple Skleroz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
26
Oca

PROF.DR.ÖMER FARUK TURAN - MS VE DİYET


Aldığı nörolojik eğitimden sonra şans eseri Multipl Skleroz la ilgilenmeye başlayan Uludağ Üniversitesi
Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Ömer FarukTuran'ın mesleğindeki MS yolculuğunu ve
MS'lilerin yaşamında önemli yer tutan beslenme alışkanlıklarını konuştuk.


MS e ilginiz ve çalışmalarınız nasıl başladı

Üniversite eğitimini tamamlayıp hastanede göreve başladığım zamanlarda herkes her işi yapardı,branşlaşma yoktu.Bakırköy'de Dünya Sağlık Örgütü'nünbir çalışması oldu.Herkes kendine bir branş seçti.Bana da Multipl Skleroz verildi.92'de Uludağ Üniversitesinde MS  polikliniğini sonra da MS Derneği'ni kurdum.

O dönemler MS bilinen bir hastalık değildi.Teşhisi zordu,tedavisi yoktu.O nedenle 90 öncesi şanssız bir dönemdir.Hasta atakalr geçirir,doğru düzgün tedavi edilmez.Hasta bilmez,doktor bilmez börle bir dönemi yaşadık biz.Sonra Bakırköy'de çalışma grubu olunca ben gittim ve branşlaşma ihitiyacı hissettim.Kas hastalıkları,MS hastalığı bana verildi.MS hastalarıyla uğraşmayı seviyorum hem sosyal boyutuyla hem hastalık boyutuyla.


GünumüzdeMS daha bilinir bir hastalık oldu sanıyorum.

Evet,yeni ilaçların çıkması ve teşhisin kolaylaşmasıyla MS  'e olan ilgi arttı,daha çok bilinir oldu.Hasta sayısıda doğal olarak arttı.Çok erken teşhis konulmaya başlandı.Uygulanan tedavilerle hastalığın seyri değişti ve MS dünyasında bir hareketlilik yaşanmaya başlandı.MS dernekleri de faaliyetleri arttırınca Multipl Skleroz diğer nörolojik hastalıkların önüne geçti.Hastalığın iyisi kötüsü olmaz tabi ama MS yine de pek çok hastalığa göre iyi seyir gösterebiliyor.Daha çok genç yaşlarda görülmesi mücadeleyi arttırıyor,geliştirilen tedavi yöntemleri hastayı iyiye götürebiliyor,şanslı bir hasta grubu diye düşünüyorum.Gelişmiş ülkelerde bu hastalık çok sık görülüyor.MS'in son yıllarda özellikle kuzey ülkelerinde artış gösterdiği bilinmekte.Bununla birlikte tedavisiyle ilgili de pek çok atılım var.


Beslenme ve diyet konusunda neler söyleyeceksiniz

Öncelikle taze sebze ve meyve tüketmek gerekiyor.Donmuş ve tütsülenmiş yani işlem görmüş gıdalar tüketilmemeli.Kendileri de dondursalar önermiyoruz.Taze tüketmek varken dondurulmuş gıdaya hiç gerek yok.

Sıvı yağlar,özellikle zeytinyağı kullanılmalı.Üçte bir oranında da ayçiçek yağı kullanabilirler.Omega3 yönünden zaytinyağı kullanmalarında fayda var.Yalnızca ayçiçek yağı kullanmakda doğru değil.Onda Omega3 oranı yüksek.Oysa fazla miktarda Omega3 az miktarda Omega6 tüketilmeli.Katı yağları önermiyoruz.


Kırmızı etle beyaz eti karşılaştırdığımız zaman...

Normal dengeli beslenmede beyaz etin ağırlıkla tüketilmesi gerekiyor.Kırmızı ete de ihtiyacımız var ama yağlı ete ihtiyacımız yok.


Peki fazla kilo konusunda neler söyleyeceksiniz?

MS hastalarına kilo önermiyoruz.Eklemlerine fazla ağırlık biniyor.Ağrıyı ve krampı daha çok hissediyorlar.Bu nedenle kilo vermelerini öneriyoruz.Bunun içinde dengeli beslenmeleri ve egzersiz yapmaları gerekiyor.

Kilo vermek dünyanın en zor işi.Geişi güzel rejim yaparak kilo vermek çoğunlukla mümkün olmuyor.Bunun için de bir diyet uzmanında özelliklerinize uygun bir diyet alacaksınız.Metabolizmanıza uygun bir diyet hazırlanacak.Bir de metabolik endokrin bir hastalığınız olmayacak yani şere hastalığı,tiroit bozuklukları  olmayacak.Kilo vermek isteyen biri rutin tahlillerini yaptıracak.Endokrin konsültasyonları yapılacak.Eğer normalse sorun değil bunlarda sorun varsa önce bunlar tedavi edilmeli.Hypotiroidi olan bir hasta istediği kadar spor yapsın asla zayıflayamaz.

MS hastalarına ağır bir diyet önermiyorum.Hafif ve orta bir diyet yeterli.Vücut direnci düşmemeli.Direnç düşünce başka hastalıkların çıkma riski doğuyor.Yavaş ve kademeli bir zayıflama programı olmalı.Mutlaka yanında spor ve bilinçli beslenme olacak.Bazı paramedikal ve zayıslatıcı ilaçlar kullananlar oluyor.Kesinlikle ama kesinlikle,Değil MS'lilerin kimsenin bunları kullanmaması gerekiyor.

Yaşam şartlarımız zaten kilo almamıza uygun.Elbette çoğumuz ister evde ister dışarıda normalde yememiz gerekenden çok fazlasını yiyor ve çok fazla kalori alıyoruz.Günde 3000-4000 kalori alırken yarım saat spor yaparak ancak 100 kalori vermek mümkün olabiliyor.


Spor yaparken nelere dikkat etmeli?

Spor yapmadan önce,hele hele koşu bandına çıkmadan önce mutlaka efor testi yaptırmak gerekir.Özellikle orta yaş ve ileri yaştaki insanlar spor yapmadan önce kardiyolojik muayene,EKH,efor testi yaptıracaklar.Sonrasında da uygun programlı spor yapacaklar.


SÜT?

Süt ve süt ürünleri mutlaka gerekli.Zaman zaman kortizon alıyolar.Kemikleri zayıflıyor.Kendiliğinden kırılmalar meydana gelebiliyor.Bunu önlemek için kalsiyum ve D vitamini ile desteklenmeleri gerekiyor.


GÜNEŞ?

Kızgın güneşten uzak duracaklar.Sabah saatlerinde güneşlenmeleri gerekiyor.Sabah 9 ' da güneş ve deniz faslı bitmeli,akşam 6'dan sonra hafif güneşte denize girilmeli.Yüzme ,yogaen rahatlatıcı sporlar.

Diyette de kolesterol varsa, kolesterol düşürücü ilaçların MS 'e faydası olduğunu araştırmalar göstermeye başladı.Ama yüksek dozda kullanılıyor.Kolesterol düşürücü etkisinden bağımsız bir etki söz konusu.Yani diyetin yanında kolesterol düşürücü ilaçlar.


Aç kalma, oruç tutma?

MS hastaları oruç tutmayacak.Ben hastalarıma oruç tutmamalarını öneriyorum.Şimdi yaz ramazanları başlayacak üstelik,normal insanlar bile zorlanacak.Uzun süre aç kalacak,uykusuzu kalacak,uyku ritmi bozulacak.

Yeme alışkanlığı bozulacak.Vücut dirençleri azalacak.Yine de kış oruçlarında hasta kendine zarar vermeyecekölçüde aç kalarak oruç tutabiliyorsa o kendisine kalmış ama ben hiç önermiyorum.


SİGARA?

Sigara kesinlikle yasak.Sağlık koşulları ve ödemeleri yönünden fakir  bir ülkeyiz.Zaten devlet primlerini zor topluyor ve bu yokluk içinde pahalı ilaçlar veriliyor.Çok pahalı tedaviler yapılırken sigara içen hastanın vücut direncini düşürmesini düşünemiyorum.Sigara içen hastayı tedavi etmek dahi istemiyorum.Bugün artık akıllı bir insanın sigara içmemesi gerekir.Gelişmiş ülkelerde bırakın kapalı mekanı açık havada bile kalabalık içinde sigara içemezsiniz.Kanser yapıyor.Vücudun direncini yok ediyor.MS hastalarının dirençli olmasından bahsediyoruz.O zaman kesinlikle ama kesinlikle yasak.Seyrek alkol alabilirler.15 günde ayda bir,bir kadeh içmek birşey yapmaz.Keyig için aşırıya kaçmamak şartıyla.

Ayrıca özellikle söylemek istiyorum ki ilaç dışında,piyasada reklamı yapılan besin tamamlayıcı maddeler kesinlikle tedavi amaçlı kullanılmamalı.Özellikle MS hastalarında bu tür maddeler zararlı etkiler yapıyor.



Peki MS hastalarına ne söylemek istiyorsunuz?

Ms hastalarının kendileriyle ilgili yapmaları gereken en önemli şey MS'leriyle barışık olmaları.Hastaların hastalığı inkar etmeleri,tedaviyi ihmalleri iyileşme sürecini aksatıyor ve sonuç kötüye gidiyor.MS teşhisi alanlar MS'lerini iyi bir merkezde kontol ettirmeliler.Yıllarca yanlış tedavi görenler var.MS olmadıkları halde ilaç tedavisi uygulanan,tümör görüldüğü söylenip kanser tedavisi olanlar var.Doğru teşhisle tedaviye başlanacak ve sosyal yöndende kendini zinde tutacak.Kendiyle ve hastalığıyla barışık olanlar tedavide çok daha başarılı oluyolar.MS kötü bir hastalık değil.Doğru teşhis ve tedavi edilirse,hasta iyi motive edilirse,iyi sosyal ve psikolojik destek alınırsa atlatılabilir ve yaşam sürdürülebilir.MS'in kazançlarını görmek gerekiyor.MS hastalık değil bir hastalıklar grubu.Herkeste aynı şekilde seyretmiyor.Başkasının MS ' i onu ilgilendirmiyor.'İsterse hastalığın gidişatını değiştirebilirim'inancını koruyabilmeliler.MS' te herkes kendini,kendi deneyimlerini yaşayacak.

Prof.Dr.Ömer Faruk Turan
Uludağ Üniversitesi Nöroloji A.B.D.Başkanı




> MS ve beslenme için ekteki listeyi günlük yaşamınızda dikkate almanız için tekrar postalıyorum.
>
> MS için önerilebilecek beslenme listesi
> ------------------------------------------------------------------------
> • Farklı tipte besinleri yemeye çalışın
> • Gün içinde, değişik zamanlarda meyve ve sebze atıştırın
> • Günlük yağ alımınızı olabildiğince azaltın (toplam kalorinin 1/3’ü).
> • Katı yağları kesin veya iyice azaltın diyetten
> • Haftada 2-3 kez balık, hiç olmaz ise bir kez. Herhangi bir balık olabilir. Yağlı balıklardan solmon, çipura, sardalya ya da hangisi varsa. Ancak, bazı pis sularda yakalanmış balıklar ağır metaller (civa-kurşun) içerir. Kaynağını öğrenin.
> • Alkol kullanmayın
> • Tuz ve şekeri azaltın
> • Omega-6 için ayçiçek, çuha çiçeği ya da soya yağı
> • Omega-3 için balık yağı, keten tohumu ya da balık yağı kapsülleri
> • D vitamini, 4000 Ünite/gün
> • C vitamini, günde 1-2 gram
> • Zerdeçal, sabah ve akşam 2 tatlı kaşığı
> • Vitamin E alınız (mısır unu, genelde sarı sarı besinler). Özellikle çok balık ya da doymamış yağ asidi desteği alıyorsanız
> • Kahve, çay, kola gibi şeyleri sınırlı alın
> • Gluten içeren gıdalardan (buğday ve buğday ürünleri) uzak durun
> • E katkılı gıdalardan uzak durun, özellikle E620-E629 arası numaraları içerenlerden
> • Hergün bir su bardağı kefir veya boza
> • Sık sık turşu
> • Salatalarda limon yerine sirkeyi tercih ediniz
>

 

http://www.mslidostlar.com sitesinden alıntıdır.


Yorumlar
RSS
Sadece kayitli kullanicilar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."